Sürmene İlçesi Malkoç’larının Tarihçesi

18
Temmuz
2011
00 : 00
Galeriler yorumlar yorum ekle
İzlenme 795
Paylas |
Puan : 272 kisi / 1493 puan 5,5
Sevgili Malkoç’lar, yukardaki bölümleri Trabzon ve Sürmene’nin etnik yapısı,

Sevgili Malkoç’lar, yukardaki bölümleri Trabzon ve Sürmene’nin etnik yapısı, Trabzon Rum Krallığı, Pontos Krallığı, Trabzon’un fethi ve iskan konularında sizlere bilgi vermeyi ve olanları bilmenizin yararlı olacağını düşünerek yazdım. Şimdi sıra ana konumuz olan, Malkoç oğullarının tarihçesine geldi.

Malkoç oğullarının tarihi konusunda iki araştırma mevcuttur. Bu iki araştırmayı,
a. Kuman Türkleri ve Kumbasarlar ile
b. Şamlıoğulları ve Kumbasar’lar başlıkları altında yazacağız.

Birinci araştırmayı yapan Mehmet Bilgin’in “Doğu Karadeniz” adlı kitabında da belirttiğine göre Malkoç oğullarının kökü, Kuman (Kıpçak) Türkleri’ne dayanmaktadır. Onun için Kuman Türkleri’nin tarihini kısaca anlatmayı yararlı gördüm.

A- KUMAN TÜRKLERİ VE KUMBASAR’LAR

Kumanlar (Kıpçaklar) birçok boyun karışmasından oluşan ve Karadeniz’in kuzeyindeki bölgenin bozkırlarında yaşayan bir Türk kavmidir. M.S. 1050 yılında kurulan Kuman Devleti 1239 yılında Moğollar’a yenildikten sonra dağılmıştır. Bu süreçte batıya giden bir kol Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Bizans’ın Trakya ile Makedonya bölgelerine yerleştiler. Macaristan’a yerleşen Kumanlar’dan Borç boyundan olan 15 bin kişi papazların etkisi ile Hıristiyan olurken Romanya’ya giden Kumanlar’dan da Ortodoks olanlar vardı. Bizans’a yerleşenlerin bir kısmı Tımar hakkı alıp askeri görevlerde bulunmuşlar. Kumanlar’ın başka kolları da Moğollar’a katılmıştır. Kumanlar’ın diğer kolları ise Kafkaslar üzerinden Doğu Anadolu’ya ve Anadolu’nun Karadeniz sahillerine gelmişler. Kumanlar cesur, çalışkan ve savaşçı bir kavim olduğu için Macaristan, Bizans, Romanya’da ve Trabzon Rum Krallığı’nda paralı asker olarak da bulunmuşlar.

Askere ihtiyacı olan Gürcistan kralı Davit, Kumanlar’ı Gürcistan’a davet eder. Kumanlar Gürcistan’da 40-50 bin kişilik bir ordu kurarak Şirvan, Arran ve Doğu Anadolu’da İslam hakimiyetindeki toprakları 1122 tarihinde alıp Tiflis’i başkent yapar. Ayrıca Kumanlar, Türkmen ordusunu da 1124 tarihinde yenerek Çoruh Vadisi ile İspir Bölgesi’ni Gürcistan’a kazandırmıştır. Böylece Kubasar Beğ’in kumandasındaki Kuman ordusu sayesinde Gürcistan toprakları 6 yıl içinde birkaç misli büyüdü. Kazanılan topraklardan Ardahan, Göle, Oltu, Tortum, Şavşat ve Yusufeli bölgelerine de Kral Davit, Kuman’ları yerleştirdi. Bu süreçte Kuman’larla Kral Davit arasında bazı geçimsizlikler de oldu. Kral Davit (1080-1125) ve ondan sonra gelen Kral Dimitri (1125-1156) döneminde Kuman ordusu zaferden zafere koştuğu halde başkomutanlık görevi verilmiyordu.

Daha sonra Kuman komutanı Kubasar Beğ’in desteği ile 1177’de Kral olan III. Giorgi, Kubasar Beğ’i Gürcistan ordusunun başkomutanlığına atadı. III. Giorgi’den sonra tahta çıkan Kraliçe Thamar (1184-1214), baskılara dayanamayıp Kubasar Beğ’i, istemiyerek başkumandanlık görevinden aldı. Bunun üzerine, Kubasar Beğ üzüntüden felç oldu. Kraliçe Thamar Kubasar Beğ’in ölümüne kadar yardımlarını sürdürdü.

Araştırmacı Mehmet Bilgin’in yaptığı incelemelere göre bugün Rize, Artvin, Trabzon, Ordu ve Giresun illerinde rastlanan yer ve aile isimleri, Kumanlar’ın buralarda yaşamış olduğunu kanıtlar. Bu isimlerle ilgili örnekler vermeyi yararlı gördüm. Sürmene’de A. Çavuşlu (eski adı aşağı Kumanit), yukarı Çavuşlu (yukarı Kumanit), Of ilçesinde Kumanit köyü, Trabzon’da Yalıncak (Komara), Vakfıkebir’de Kaman Deresi Tirebolu’da Komanyurdu, Of ilçesinin Gürpınar köyündeki Kumandaş ailesi adı, Kumanlar’ın izlerini taşır. Yine Köprübaşı, ilçesinde Konuklar (Kalis) ve Bayburt’da Kabaçayır (Kaliskayar) köyleri, Kuman’ların Kalış oymağının adını taşır. Yine Arsin ilçesi Oğuz (Uz), Yomra’nın Özdil (Uzmesahur), Akçaabat’ın Cevizli (Guz) köyleri ile Sürmene’nin Yazıoba köyündeki Uz merası isimleri de Kuman’ların Uz oymağının varlığını kanıtlar.

Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki köylerin isimleri Türkçe’leştirilirken ne yazık ki yanlışlıkla bu eski Türk isimleri de değiştirildi. Bu bölgedeki Kumanlar’dan başka Sabirler, Çıklar, Bulgar Türkler’i, Kasarlar, Peçenekler, Çapanlar ve Karluklar gibi Türk boylarına ait köy ve yer isimleri de vardır.
Diğer taraftan Sürmene’deki Cordanoğulları; Trabzon, Artvin, Rize’deki Saralar; Artvin’de Terteroğlu; Borçka’da Borçoğlu, Konguroğlu; Rize, Trabzon, Ordu, Samsun’da yaşayan Şişmanoğulları, Demircioğulları, Uzunoğlu, Durutoğlu gibi soyadları Kuman boyunun alt kolu olan oymak isimleridir.

Gürcistan’da genel kurmay başkanlığına kadar yükselen ve sonradan hastalanıp felç olup ölen ünlü kumandan Kubasar Beğ’in in ailesi, Gürcistan’dan ayrılarak Rize ili, İkizdere ilçesinin Cimil köyüne yaklaşık 1400’lü yıllarda yerleşmiştir. Kubasar’lar zamanla çoğalarak büyük bir aile oluşturdular. Osmanlı döneminde Kubasar’ların başkanı Haci Memiş, Padişahtan aldığı fermanla (buyrultu) Tımar sahibi olurken çevredeki kabileleri de yönetmiştir.

Araştırmacı Mehmet Bilgin’in, arşivlerden elde ettiği bilgilere göre dağlık ve yaylak bir yer olan Cimil köyüne (Ortaköy, Başköy, Aşaköy adında üç mahalle) yerleşen Kubasar’lar, yukarda açıklandığı gibi, Kuman (Kıpcak) Türk’ü olan kumandan Kubasar Beğ’in soyundan gelmiştir.
Çok yıllar sonra, Cimil köyündeki Kumbasar’ların reisi Kocaman Ağa’nın dört oğlu amcasının iki kızını kaçırıp, Sürmene ormanları içindeki bir düzlüğe yerleşirler ve buraya Cimil’in küçüğü anlamına gelen Cimilit (Yağmurlu) adını verirler. Mehmet Bilgin’e göre Malkoç oğullarının soyu, Cimilit (Yağmurlu) köyüne yerleşen Kubasar kök ailesine dayanmaktadır.

B- ŞAMLIOĞULLARI VE KUMBASAR’LAR

İkinci araştırmayı yapan Cimilit köyünden Hoca İdris Sancaktar’ın Osmanlı Tarihi Arşivleri’nden elde ettiği bilgilere göre, Malkoç oğullarının kökü Şam’daki, Şamlıoğulları’na dayanmaktadır. Bugün, hayatta olan İdris Sancaktar Hoca’nın oğlu Müftü Hasan Şakir Sancaktar da babasından gelen bu bilgileri doğrulamaktadır. Şimdi bu araştırmayı anlatalım.

1146 yıllarında, kökü Selçuk Türklerine dayanan Şamlıoğulları (Benu Şami) kabilesi Şam’dan ayrılarak Halep yöresine yerleşir. Daha sonra Osmanlı ordusu Halep, Şam ve Şanlı Urfa bölgesini fethedince, Şamlıoğulları da Osmanlı’ya katılarak birçok savaşta yararlı olurlar. Daha sonraki yıllarda, Şamlıoğulları’nın reisi Emir Mahmut’un kumandasında bir grup savaşçı İstanbul’un fethine de (1453) katılarak Fatih Sultan Mehmet’in takdirlerini kazanır.

Trabzon Rum Kırallığı’nın fethinde de (1461) yine Emir Mahmut kumandasında, Şamlıoğulları savaşçıları görev alır ve Rize bölgesini fetheden ordu içinde bulunan Şamlıoğlu askerleri çok başarılı olur. Fatih Sultan Mehmet’in izni üzerine, Şamlıoğulları’nın bir bölümü, yaklaşık 1462 yılında Rize yöresine yerleşir. Buraya daha önce yerleşmiş Türk aileleri ile evlilik yapıp, sahilde Homruk adı verilen yere yerleşirler.

Rize sahilinin havası, Şamlıoğulları’nın sağlığına uygun olmadığı için dağlık ve yaylak bir yer olan ve Cimil adını verdikleri köyü kurarak yerleşirler. Zamanla büyük bir kabile oluşturup güçlenirler. Kabilenin reisi Hacı Memiş, Fatih Sultan Mehmet’den aldığı fermanla (buyruk) Rize yöresindeki kabileleri yönetmiş ve Tımar sahibi olmuştur.

Ailenin yönetim alanındaki kışlak ve otlaklara yöredeki alevi Kürtler zarar verince, onlar da Kürtlerin komlarını (evlerini) basmışlar. Sürekli baskınlar yapan Cimil halkına “Kombasar” adı takılmış. Zamanla bu isim “Kumbasar”a dönüşmüş. Bugün Cimil’de, Rize’de, İkizdere’de, Ankara ve İstanbul’da Kumbasar soyadını taşıyan birçok aile yaşamaktadır.

Kumbasar ailesinin ilk soyağacı, 1859 yılında Erzurum Hasankale doğumlu Hafız Cafer Tayyar Efendi tarafından Cimil’de yapılmış. Bu soyağacı 1969 yılında inşaat mühendisi Mehmet Ali Kumbasar tarafından Türkçe’leştirilmiştir. 2001 yılında ise elektrik teknisyeni Mustafa Kumbasar tarafından güncelleştirilmiş. Ancak, son olarak yapılan bu soyağacının açıklama kitabı olmadığı ve kuşakların yılları yazılmadığı için, hiç bir Kumbasar’ın, soyağacındaki yerini bulması olanaksızdır. Kocaman Ağa’nın yeri de bu soyağacında bulunamadı. Arapça ile yazılmış olan Kumbasar’ların ilk soyağacının bir örneği kitabımıza bilgi için ek olarak konulmuştur.

Yukarıda yer alan iki araştırmanın doğru olanı, ancak yeni yapılacak araştırmalarla aydınlığa kavuşabilir. Ancak gerçek olan, her iki araştırmada da belirtildiği gibi, Malkoç oğullarının kökünün Cimil köyündeki Kumbasar’lara dayanmasıdır. Kumbasar’ların yaşadığı Cimil köyünün adının, Sürmene ilçesindeki Cimilit köyünde bir mahallenin adına benzemesi ve Cimilit köyü mahallesinin Kumbasar adını taşıması, Malkoçlar’ın kökünün, kesin olarak Kumbasar’lara dayandığını kanıtlar.Kumbasar’ların başkanı olan Kocaman Ağa’nın kardeşi, yaklaşık 1700 yılında iki kızını başka bir aile ile evlendirmeye karar verir. Kocaman Ağa’nın oğulları Abdurrahman, Feyruz, Mikdat ve Abdullah (Soyağacı no: 1-2-3-4) bu evliliği istemezler ve amcalarına kin beslerler. Bunun üzerine Kocaman Ağa’nın oğulları amcalarının iki kızını alıp ormanların içinden Sürmene’ye doğru kaçarlar. Birkaç gün yürüdükten sonra yörenin en yüksek dağı olan Kacalak Dağı’na ulaşırlar. Bu dağda 3 gün kaldıktan sonra 10 km uzaklıkta, orman içinde gördükleri düzlüğe giderek yerleşirler. Geldikleri “Cimil” köyünün küçüğü anlamına gelen “Cimilit” adını koyarlar.

Yorumlarınız Yönetici Tarafından Onaylandıktan Sonra Yayınlanacaktır.
Ad Soyad
Konu
email
Yorum
Güvenlik Kodu
Güvenlik güvenlik kodunu bu alana yazınız. Küçük büyük harf duyarlıdır.
 
 

Tarihimiz

Secere Tarihi